ders çıkartılacak öyküler page 3
rehberliknet.com
Kasım 21, 2008, 09:42:07 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.















Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: SİTEMİZLE AKTİF OLARAK İLGİLENECEK MODERATÖRLER ALINACAKTIR. İLGİLİLER rehberliknet@gmail.com MAİL ADRESİNDEN BİZE ULAŞABİLİR.
REHBERLiKNET.COM YÖNETİMİ
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  

Reklamlar
Sayfa: 1 2 [3] 4 5
  Yazdır  
Gönderen Konu: ders çıkartılacak öyküler  (Okunma Sayısı 1751 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
extreme95
phpBB çavuş
***

Teşekkür Sayısı: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 49


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Nisan 19, 2006, 07:54:16 ÖS »


zamanın birinde idamlık bi mahkum a son isteği sorulmuş... o da aç ve çıplak olarak ölmek istediğini söylemş... ilk öncelerei herkes bi afallamış... son yemek veya son özgürlük gibi bi seçenek varken neden böyle bi istek ??...
daha sonra adama sondan bir gün önce bunun nedenini sormuşlar... adam da sizin bana verdiğiniz ceza sabece beni bu halktan alı koymak.. benim ise kendime verdiğim ceza suçsuz olduğumu bildikleri halde sesini çıkarmayan halktan bazı kişilerin ürettiği veya ürettirdiği şeylerin bende artık ne kadar değersiz olduğunu anlamalarına yarayacak...

bu açıklama halk MeYDaNında duyurulur.. adamın asılacağı gün bi kaç kişi vijdana gelir ve celladın son tekmesinden az süre önce bildiklerini açıklar lar...
adam asılmaktan kurtulmuştur..
ama halktan oldukça büyük bi kesim de bundan pek huzursz olarak iş birlikçileri adamı kurtardı diye söylenti yayarlar...
adamın evi yakılır... pazarda fahiş fiyatla alış veriş yapmak zorunda kalır...
ve artık aç ve çıplak tır... tam kendi istediği gibi....
son yaptığı şey mi... kendini geç!! te olsa kurtaran insanları öldürmek... sonra gider teslim olur ve son dileği de hemen asılmaktır....
mahkeme son sorusunu sorar... neden masum ve özgür iken bu suçı işledin??...
adam suskun cevap verir... geç tecelli eden adalet adalet değildir.. zira halk benim cezamı verdi ve sorgulamadan uyguladı...ilk ve son suçum ise halkın cezasını haklı hale getirmekten başka bişey değildir...
ölen insanlar da benim gibi halk tarafından cezalandırılmış olanlardır... ölmeyi benim onları öldürmeyi istediğimden daha fazla istemekteydiler...
sadece onlara yardım ettim...
bu açıklama acil olarak halk MeYDaNında duyurulur...
adam gene dar ağacına çıkarılır... ve asılmaya hazırlanır... halk bu sefer de galeyana gelir ve adamı oradan indirmeye çalışır...
son görülen ise adamın cellada bişeyler söylediği ve kendi taburesine tekmeyi kendinin attığıdır... insanlar asıldıklarında nefessizlikten değil boyunlarının kırılmasından ölmektedirler... adam da 2 dakika da canını teslim etmiştir...
herkes olayın şokundadır... ve cellat aforozuna neden olacak hamleyi yapar ve kukuleta sını çıkarır... ben alexander der halka... kendini asan bu adam beni en başından beri göğüsümdeki yaradan tanıdı ve buna rağmen benimle yemek yedi...
size son sözlerini aktarıyorum...
biliyorum alex... sende benim yapmadığımı biliyorsun... ve beni buradan indirmeye niyetlisin... ama ben bir daha bu mucadeleyi veremem... bırak onlar istediklerini alsınlar... ve eğer mutlu olabiliyorlarsa olsunlar...
sonuç mu... kendi arkadaşlarını öldüren o değildir...
onları öldüren adamın serbest kalması ile suçlunun tekrar aranmaya başlanması sonucu deliye dönen katilimizdir...
katil 4 yıl sonra bulunur ama idam edilmez... daha doğrusu artık kimse idam edilmez...
onun yerine sadece bir tek çeşit yemek ve tek çeşit içecek verilerek hastalıktan ölmesi sağlanır...
herkes bu yüzden çekilen çileye dayanamayacağını düşünerek basit yemekler ister ve ölümünü hızlandırır.. içecek olarak ta votka istenir ki acısını az hissetmektir amacı...
bu bahsettiğimiz yer eski rusya dır...
o yüzden rus votkaları ünlüdür
rus votkası... alın terini ve hayatın tatsızlığını ifade eden tuz ve limon ile içilir...


alıntıdır.
Logged
extreme95
phpBB çavuş
***

Teşekkür Sayısı: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 49


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Nisan 19, 2006, 07:56:21 ÖS »

Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.
Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak
- Baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra:
- Paran var mı? diye sordu. sen onu söyle.
- Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak.
- Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim. Çocuk sessizce geri döndü.
O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.
Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı. Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken,baloncu ona doğru dönerek:
- Küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı. Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı.
Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını hissettirmiyordu. Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı.
Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkarsa, dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu. ister istemez balonu yerinde bırakıp ağaçtan indi ve adam dönerek:
- Birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra:
- Seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. istersen çık al.
Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:
"Olsun", diye mırıldandı. "Olsun."
"Ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artık..”


alıntıdır.
Logged
extreme95
phpBB çavuş
***

Teşekkür Sayısı: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 49


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Nisan 19, 2006, 07:58:17 ÖS »

Kralın Köyünü Baska Bİr Yerin Kralının Adamları İşgal Etmektedir Ve Kralı Öldürceklerdir. Kral nere Sakalansam Diye Düsünür Ve Beni Köyün En Fakirinin Evinde BUlamazlar Der Ve KÖyün En Fakirinin Evine Gİder Ve Beni Sakla Der Adamlar Gİdince Sana İstedigin 3 Şeyi Yapıcam Der.

Sonra Bunu Samanlıkların Altına Saklar Evin Sahibi. Adamlar Bunun Evinide Aramaya Gelir Ve Elindeki Ucu Sivri Silahı Samanlıga Doru Sokar Ve Adamın Tam Boynunun Önündeyken Geri Ceker Ve BUnu Evin Sahibi Görür. Adamlar BUlamadan Giderler Ve Kral İste Benden Ne İstersen Der.

Ev Sahibi Benim Soyumdan Kimseyi Zindana Atmıcaksın Der Oke Der.
40 Kese Külçe Altın Vericeksin Der , Onada Oke Der. 3. Ne Der Kral,
Ev Sahibi Silahın Ucundaki Bıcak Boğazına Gelince Ne Hİssetdin Der Krala , Kralda Sen Nasıl Böle Bİşeyi Kralına Sorarsın Diye BUnu Hemen Yakalatır Ve Yarın Çardagı Kurun İdam Edilicek Der.

Öbürgün Olurve Adamı İpe Bağlar Cellat Tam Tabureye Vurucakken Cellat Kral Dur Der. Adama Şöle Bİr Bakar Ve Derki,

İşte Sen Bu Anda Ne Hissettiysen, Bende o Anda Bunları Hissettim Der.


alıntıdır.
Logged
Sayfa: 1 2 [3] 4 5
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Hosting Hizmetleri Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks